Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Yönetim Paneli

E-Posta Hizmeti

Mermer Sektörü

Mermer bilimsel olarak, kalker ve dolomotik kalkerlerin ısı ve basınç altında dönüşüme uğraması ve tekrar kristalleşmesi sonucunda yeni bir yapı kazanmalarıyla oluşan bir doğal taş türüdür. Endüstride ise, kesilip parlatılabilen ve yapı sektöründe ticari bir değeri olan doğal taşlara verilen ortak bir isimdir.
Mermerlerin jeolojik olarak birçok sınıflandırması yapılabilir. Bunlardan en basiti mineral boyutlarına göre sınıflandırmadır. Mermerler kristal boyutlarına göre üçe ayrılırlar. İnce Taneli (< 1 mm), Orta Taneli (1 mm - 5 mm ) ve İri Taneli ( > 5 mm ).
Ekonomik sınıflandırmada ise en büyük ölçü mermerin fiziksel yapısı ve cila alma yeteneğidir.
Mermer, kentleşmenin tarihi boyunca ve uygarlığın her aşamasında; sağlamlığı, dayanıklılığı ve taşıdığı estetik nitelikleri ile değişmeyen bir yapı taşı olarak kullanılagelmiştir. Mitolojik dönemlerden bu yana mermerin ve mermerciliğin beşiği olarak bilinen Anadolu'da, geçmişi günümüze taşıyan kültür anıtları Efes, Bergama, Afrodisyas gibi mermer kentleri günümüze dek varlığını koruyabilmiştir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda, dünyanın ilk mermer işleme katrağının da MÖ. 4. yüzyılda Efes'te kullanıldığı anlaşılmıştır. Rönesans sonrası başlayan yenilik akımları ve gelişmeler ise, mermer sektöründe İtalya'ya günümüzdeki liderliğini kazandırmıştır. Anadolu ise mermer ve mermercilik konusunda ne yazık ki derin bir uykuya dalmıştır.
Ancak, özellikle son yıllarda ülkemizde de ekonominin canlanması, prestijli yapıların artması ve mermer ihracatının döviz getirisi Türk mermerciliğinin yükselmesine ve bu sektörde hızlı büyümeye yol açmıştır. 1985 sonrası, mermerin 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamına alınması ile yatırımcıya sektörde güvence için gerekli ortam sağlanmış ve bunun sonucu olarak mermer ocağı yatırımları önemli ölçüde artmış, işletmecilikte büyük boyutlu üretime olanak sağlayan modern ekipmanların kullanımına geçilmiştir. Sektördeki bu dinamizm, mermer dışsatımına da yansımış ve ihracattan sağlanan gelirlerin toplamı, ülke madencilik gelirleri arasında ilk sıralara yükselmiştir.
Yapılan araştırmalarda 5.1 milyar metreküp (13.9 milyar ton ) civarında ifade edilen Türkiye'nin mermer rezervleri ayrıca 500'ü aşkın renk ve desen zenginliği ile önemli bir potansiyeli barındırıyor. Bu dağılımda başlıca illeri Afyon, Balıkesir, Muğla, Eskişehir, Bilecik, Konya, Denizli, Kırklareli, Kırşehir ve Elazığ oluşturmakta. Ülkemizin mermer üretiminde, 75 civarında entegre tesis, orta büyüklükte 140 kadar işletme ve 1500 yaygın atölye faaliyette bulunuyor. Bu konumu ile ülkemiz, İtalya, İspanya, Çin, Yunanistan ve Güney Kore gibi ülkelerle birlikte önemli mermer üreticilerinden olup, dünya pazarlarında belirli bir yer edinmektedir. 1980'li yıllarda 4 milyon dolar olan mermer ihracatı 2000 yılında 200 milyon dolara yükselmiştir. Aynı yıl toplam maden ihracatı 569 milyon dolar olurken; 190 milyon dolar ile mermer, maden ihracatında birinci sırada, 108 milyon dolar ile bor mineralleri ikinci sırada yer almıştır. 2001 yılı mermer ihracatının ise tek başına 300 milyon dolara ulaşması beklenmekte. İhracatta yaşanan bu gelişmelere rağmen, sektörün içinde yer alan bizler Türkiye'nin hak ettiği yerin çok gerisinde olduğunu, diğer ülkelere göre zaten gecikmiş olan ve ancak 80'lerden itibaren atağa geçen mermer sektörüne devletin ilgi ve desteğinin yetersiz kaldığını düşünüyoruz. Diğer yandan, sektörün teknoloji ve altyapı sorunlarının çözümü için de önemli adımlar atılması gerekiyor. Sektörün önünü kesen bürokratik engellerin bir an önce kaldırılması beklenmektedir.

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.34605.3674
Euro6.08926.1136
Hava Durumu
Anlık
Yarın
13° 16° 10°
Saat
Linkler